|
ÖNSÖZ
Yaşadığımız
çağ bir sürat çağı. İnsan da, bu çağın akıntısına kapılmış bir zamanzede. Modern hayat koşuşturmacalar içinde geçiyor.
İnsanoğlu, günlük hayat serüveninde karşılaştığı hadiseler zinciri içinde
arkasına bakıp düşünmeden, maddenin sığ cidarlarını asıp ruhunun
derinliklerine dalamadan yeni bir güne merhaba diyor. Ve bu günler aynı
şekilde izliyor. Oysa
misafir edildiğimiz şu dünya gezegeninde makro alemden mikro aleme kadar
cereyan eden herşey, meydana gelen her hadise sırlı
bir hikmet tahtına hareket ediyor. Geçirdiğimiz
trafik kazasından gördüğümüz bir rüyaya, çocuğumuzun aniden hastalanmasından kılpayı kaçırdığımız vasıtaya kadar, duru bir bakış
açısına sahip olamadığımızdan dolayı çözümleyemediğimiz, hikmetine vakıf
olamadığımız ama hepsinin bir anlam çerçevesi olan ve ibret dili ile bize birşeyler fısıldayan nice sırlar hadiseler meydana
geliyor. Hz. Musa (a.s.) ile ilgili şu meselde anlatılan
hadiselerin sırlı yüzü ne kadar düşündürücüdür: Bir çeşme
başına su içmek için bir süvari geldi. Süvari, hem kendi su içti, hem de
atını suladı. Daha sonra
çeşme başına bir çocuk geldi ve su içerken para kesesini görüp aldı ve gitti.
Bu sırada süvari, Süvari âmâ
adama kesesini sordu. Adam bilmediğini söylediği halde süvari inanmadı ve
adamı öldürdü. Musa
Peygamber şaşkındı ve hadiselerin iç yüzünü herşeyi
bilen Rabbinden sordu. Cevap oldukça şaşırtıcıydı: Süvarinin babasını,
kendisi henüz küçük bir çocuk iken bu âmâ adam Evet,
hayatın tenteneli perdeleri altında bilmediğimiz nice sırlı, nice hikmetli
hadiseler meydana geliyor. Bize düşen de, ibretler, hikmetler meşheri olan bu
alemde, kader kaleminin Sahibi’ne olan imanımızı her dem taze tutmak. Tabii ki
hadiselerin iç yüzünü, eşyanın perde arkasını anlayabilmek için hayata iman
gözlüğü ile, dupduru bir mü’min yüreği ile bakmak
gerekiyor. Yoksa cismaniyetin dar çerçevesi içinde
yaşayarak başımıza gelen hadiselerdeki bize sunulan mesajı çıkarmak mümkün
değil. Evet,
Rabbimizin bize en büyük lütufkarından biri olan ruh cevherimizi O’na açık
tutabilirsek, hayatın manasını anlayabilir, Muhammed İkbal’in ifadesi ile,
kendi sadefimizin içinde inci yapabiliriz. Gayret
bizden, yardım Allah’tan... Kıymetli
Ziyaretçilerimiz. Bu sayfada okuduklarınıza benzer, bizzat başınızdan geçen
veya çevrenizde |
| The CHM file was converted to HTML by chm2web software. |