KARDEŞLİK
Ebû Hâşim'den
evvel de Zühd ve verâda büyük zevat vardı, bunlar tevekkül ve mahabbet yolunda güzel muamele sahibi idiler. Fakat ilk
defa sûfî adı verilen Ebû Haşim
idi, ondan başkasına bu isim verilmemişti.
Keza, sûfîler için ilk defa
inşa olunan Hankâh ve Tekke Şam'ın Remle kasabasında
idi. Bunun sebebi şu idi: Bir Hıristiyan emiri bir gün avlanmaya çıkmıştı.
Yolda, bu taifeden iki şahsın bir birleriyle buluştuklarını, elleriyle
yekdiğerini tutup kucaklaştıklarını, hemencecik oraya oturduklarını, yenecek
neleri varsa ortaya koyup yediklerini ve sonra vedalaşıp ayrıldıklarını gördü.
Hıristiyan emirine onların muamele tarzı ve ülfetleri hoşuna gitti. Onlardan
birini çağırarak sordu:
Kendisinden ayrıldığın kişi kim idi?
Derviş,
bilmiyorum, dedi.
Emir,
Görüşmenizin sebebi ne idi, dedi.
Derviş
Hiç bir şey dedi.
Emir,
O kişinin nereli olduğunu biliyor musun? dedi.
Derviş
Bilmem dedi.
Emir,
O halde birbirinizle ülfet ve ünsiyet etmenizin sebebi
nedir? dedi.
Derviş
Bizim yolumuz ve usulümüz budur, dedi.
Emir
Toplanacağınız bir yeriniz var mı? diye sordu.
Derviş
Hayır dedi.
Emir:
O halde ben sizin için bir yer yaptırayım, artık bundan
böyle yekdiğerinizle orada görüşürsünüz, dedi. Sonra Remle'de
bir hankâh yaptırdı.
Şeyhülislam der ki: en hayırlı yer, memleketin en hayırlı
kişilerinin konakladıkları yerdir.
Hayırlıların hayırlılarla bulunması ezelde takdir
olunmuştur.
| The CHM file was converted to HTML by chm2web software. |